Bu sabah güne unutmakla başlıyorum. Önüme açılan tüm kağıtlara yazdığım “Hatırla” notlarının buyurduğunun aksine, unutuyorum bugün. Önce “Kayıp Hayaller Kitabı” nı unutuyorum. Hasan Ali Toptaş ‘ tan okuduklarımın ilkiydi. Kitapla varolan köy hayatının beni nasıl etkilediğini unutmuşum.
"Yanlızlıklar" da yalnızlık ne kadar da çoğulmuş.
“ Yalnızlık bir boşluktur
içimizde;
sisli yamaçlarında babalarımızın
dev gölgesi dolaşır.
Babalar ki,
bizde bitmeyen upuzun tiratlardır;
bir masal ağacına benzeyen ellerini uzatıp
ellerimizden
çocuklarımızı okşarlar.
Torunlarına baba derler sonra,
sürekli değişen sesleriyle
torun çocuğunda hortlayarak.
Babalar, alnımıza yazılmış yalnızlıklardır.”
Yıldız Ecevit’ in “ Türk edebiyatında bir Kafka’ dır o “ dediği yazar da ironidir ki; Kafka gibi bir memurdur. Benzerlik burada bitmez tabi. Ama ben bunları, onun masal sözcüklerinin koca bir şiir olduğunu unutmaya devam etmişim. Ankara’ da icra memurluğu görevini sürdürerek, çizgi film izleyen çocukların önünden televizyonlarının alındığını görerek yazan yazarın diğer kitaplarını unutmuşum sonra.
Maddenin ötesinde sezinlediklerimi unutmuşum “Bin Hüzünlü Haz’ da”. Toptaş’ ın önce “belki” lerini, sonra “sözgelimi ” ve “sanki” lerini hatırlamayıp, hiçbir şeyin doğrudan söylenmediği bir hüzün, bir haz duymuşum.
Yarım bıraktığı cümlesinin sonuyla başlayıp, başıyla bitirdiği,uyku magrurluğundan kurtulamayan sesleriyle “Uykuların Doğusu” nda bazen çocukluğun acımasızlığıyla ürkmüşüm; bazen yalnızmışım, bazen kalabalık. Ne ara vardım, ne ara yoktum “Gölgesizler” de, onu unuttum.
Hasan Ali Toptaş gibi, gerçekten kendi rızamla yokolup, kurmacanın ne söylediği ancak sezilen sözcüklerinde var olmak istemek yetmezmiş işte. Yetişilecek yerler, yapılacak işler, ikna edilecek kişiler, sürülecek bir dünya varmış.
Yıldız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yıldız etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Ağustos 2009 Çarşamba
22 Haziran 2009 Pazartesi
KILLARI YOLUNMUŞ MAYMUN
"Zaman : Önemi yok.
Yer : Onun da…
Olay : Olay denilen “şey” nedir ki?"
Baskı Tarihi : 1988
Sayfa Sayısı :360
SayfaYayınevi :Inter Yayinlari
Kategori :Türkçe Edebiyat
Yazar :Güney Dal
Yer : Onun da…
Olay : Olay denilen “şey” nedir ki?"
Sıradan insan olmanın dehşetine bir göçmen olmak, Almanya’ da bir Türk olmak eklenince bunun size vereceği acıyı bir düşünün. Kaç nesil sürer, bir hiç olmadığınızı ıspatlamak. Kaç kişi olmalısınız var olabilmek için. Sadece bir yabancı olmak yetmez çünkü…
1988 yılı Birinci baskısını okuyorum kitabın. Şimdi okuduğuma üzülüyorum. Kurmaca yırtılıyor, okudunan her bölümle yazar belirginleşiyor yavaş yavaş. Tansiyonunuz düşüyor, bedeninizle ruhunuz çatışıyor, bölümlerin hayaletleri çevrenizde dolaşırken başınız dönüyor.
Romanda olayı “şey” kelimesine indirgeyip onunla oynuyor yazar.
Kitaptaki kılavuz söz şunları söylüyor :
“Bu kitap tek bir roman olarak okunabileceği gibi iki ayrı roman olarak da okunabilir. Okuyucu bu kitapta üçüncü bir roman okumak isterse, bölüm altlarındaki sayıları izlemesi gerekecek.”
Güney Dal için söyleyebileceğim çok az şey var. Ondan okuduğum İlk romandı Kılları Yolunmuş Maymun.
Yıldız Ecevit’e göre: “Edebiyat tarihi açısından bakıldığında, Batı’nın yüzyıl içine yaydığı modernist ve postmodernist gelişmeleri son yirmibeş-otuz yıl içinde birbirine harmanlayıp yaşayan Türk edebiyatında, postmodern çizgiyi bilinçli olarak ayırıp izleyen ilk Türk romancısıdır Güney Dal” (Cumhuriyet kitap, 28 Kasım 1998).

KILLARI YOLUNMUŞ MAYMUN1988 yılı Birinci baskısını okuyorum kitabın. Şimdi okuduğuma üzülüyorum. Kurmaca yırtılıyor, okudunan her bölümle yazar belirginleşiyor yavaş yavaş. Tansiyonunuz düşüyor, bedeninizle ruhunuz çatışıyor, bölümlerin hayaletleri çevrenizde dolaşırken başınız dönüyor.
Romanda olayı “şey” kelimesine indirgeyip onunla oynuyor yazar.
Kitaptaki kılavuz söz şunları söylüyor :
“Bu kitap tek bir roman olarak okunabileceği gibi iki ayrı roman olarak da okunabilir. Okuyucu bu kitapta üçüncü bir roman okumak isterse, bölüm altlarındaki sayıları izlemesi gerekecek.”
Güney Dal için söyleyebileceğim çok az şey var. Ondan okuduğum İlk romandı Kılları Yolunmuş Maymun.
Yıldız Ecevit’e göre: “Edebiyat tarihi açısından bakıldığında, Batı’nın yüzyıl içine yaydığı modernist ve postmodernist gelişmeleri son yirmibeş-otuz yıl içinde birbirine harmanlayıp yaşayan Türk edebiyatında, postmodern çizgiyi bilinçli olarak ayırıp izleyen ilk Türk romancısıdır Güney Dal” (Cumhuriyet kitap, 28 Kasım 1998).

Baskı Tarihi : 1988
Sayfa Sayısı :360
SayfaYayınevi :Inter Yayinlari
Kategori :Türkçe Edebiyat
Yazar :Güney Dal
Etiketler:
Güney Dal,
Kılları yolunmuş maymun,
Yıldız
26 Mayıs 2009 Salı
Bilge Karasu - Gece

Bazen kitaplığıma takılıyor gözlerim. Her bir kitabı sırayla tanıyorum önce. Onları aldığım anı düşlüyorum; neden kitapçı rafından çekildiklerini hatırlıyorum. Ne kadar zaman olmuş diyorum bazen. Zihin-takvimim onlar benim. Her biri bir anı / hayal / karar / yargı / kaçış / tadım / görüş / aldırış / aldanış / hüzün / bağlanış / unutuş getiriyorlar usuma, aynı anda.
Ama bir kitap var, “baskı” yı bana ilk yaşatan: GECE…
Yine Mersin’ deyim. Gece ile ilk tanıştığım şehir. Tanışıklığımız kapak resmi “ *Belki de bir düş” ile başlıyor.
Bilge Karasu’ nun düşü değil, kabusunu siz de görüyorsunuz.
O ilk andan itibaren Gece sizi de alıyor esaretine. Üzerinizde bir baskı kuruyor. Gece’ yi görmeye çalışıyorsunuz, olmuyor; okumak yetmiyor. Zaten Gece’ ye zorlanıyorsunuz.
Kapak resmi Abidin Dino' ya ait .
Bilge Karasu' yu okumak isterseniz, size tavsiye edeceklerim var:
Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı - Bilge Karasu- 1970 - Metis Edebiyat
Göçmüş Kediler Bahçesi - Bilge Karasu - 1979 - Metis Edebiyat
Ne kitapsız, Ne kedisiz - Bilge Karasu - 1994 - Metis Edebiyat
Öykülerde Dünyalar - Füsun Akatlı - 1998 - Kırmızı Yayınları
Bilge Karasu Aramızda - 1997 - Metis Edebiyat
Ama bir kitap var, “baskı” yı bana ilk yaşatan: GECE…
Yine Mersin’ deyim. Gece ile ilk tanıştığım şehir. Tanışıklığımız kapak resmi “ *Belki de bir düş” ile başlıyor.
Bilge Karasu’ nun düşü değil, kabusunu siz de görüyorsunuz.
O ilk andan itibaren Gece sizi de alıyor esaretine. Üzerinizde bir baskı kuruyor. Gece’ yi görmeye çalışıyorsunuz, olmuyor; okumak yetmiyor. Zaten Gece’ ye zorlanıyorsunuz.
Kapak resmi Abidin Dino' ya ait .
Bilge Karasu' yu okumak isterseniz, size tavsiye edeceklerim var:
Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı - Bilge Karasu- 1970 - Metis Edebiyat
Göçmüş Kediler Bahçesi - Bilge Karasu - 1979 - Metis Edebiyat
Ne kitapsız, Ne kedisiz - Bilge Karasu - 1994 - Metis Edebiyat
Öykülerde Dünyalar - Füsun Akatlı - 1998 - Kırmızı Yayınları
Bilge Karasu Aramızda - 1997 - Metis Edebiyat
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)